Кумыкский мир

Культура, история, современность

Kumuk Türklerini milli şairi Yırçı Kazak

Doğumunun 165 yılında O`nu saygıyla anıyoruz. Ölümünden bugüne ise 116 yıl geçti. O`nu çok özlemişiz. O da bizi özlemiştir.

Kumukistan ovalarının her bir karış toprağında. 300 yllık Rus Türk hesaplaşmasının Gazilerinin Sibirya` lara sürğün edildiği, uzun yollarında niсe niсe Yırçı Kazak ğibi Kumuk erlerinin bol bol akan kanlı ğöz yaşları var. Bu yollarından yürüyeceksen, sakın, ayağını bu topraklara ayap bas.

"Dünya böyle gitmez" diye bütün hayatını Kafkaslar`ın bağımsızlığı uğrunda geçiren büyük Kumuk şairi ve düşünürü Yırçı Kazak` ın yenilmez ruhu, bugün de, kendisininin 165 doğum yıldönümünde Kafkaslar`da dolaşıyor: tıpkı hemşehrisi ve zamandaşı Şeyh Şamil`in ruhu gibi. Onlar maddeeten yenilmişlerse de, ruhen yenilmemişler ve ilelebed de yenilmeyecekler. Bizler kendilerini özledikçe, jnlar da bizleri özleyecekler

Bizler, Hoca Ahmed Yesevin Vakfı olarak yıl boyu düzenlediğimiz toplantılarda, yaptığımız konuşmalarda, yazllarımızda şairimizin ismini hatırladık ve hatırlattık. Şimdi de onun "Can ağalar, size dua amanat" başlıklı şiiriyle seslenerek, Türk Dünyasının Sultan-kenti İstambul`da Fatih Camisi`nde şairimizi anarak ruhuna dua okutacağız. Dergimizin bu sayısında da onun bir şiirine yer veriyoruz ve hayatı, kisiliği ve kamliğiyle okurlarımıza tanıtıyoruz.

Şairimizin ruhu şad olsun!

Ama: çok üzülerek kaydediyoruz ki; Şairimin 165. doğum yıldönümü eski Türk yurdu olan Dağıstan`da resmi idarelerce kutlanmıyor, anma törenleri bile yapılmıyor. Yoksa, vatanlarında şairin yıldönümünü hatırlayacak, veya hatırlatacak hiç mi Kumuk Türkü kalmamiş?

İstanbul`dan sizlere sesleniyorum. Atlan-Avullular, Kazanışlılar, Tarğulular, Cüngüteyliler, Kayı-Gentliler, Kayı-Tağlılar, Karabudah-Kentliler, Yahsaylılar, Şavhal, Soltan-Baba, Yanğı Yurtlular, Ey bütün iman edenler:

"Can ağalar, sizge dua amanat".

Erdoğan Aslıyüce


 

Yırçı Kazak

Фото

Asıl adı bilinmior. Babasının adı Tatar-Han Kumukistan`ın (Dağıstan)Temir-Han-Şura merkezine ait Muselem-avul (şimdi Atlan-avul) köyünde doğmuş. Türk Halk Şairi ve düşünürü olan Yırçı Kazak Dağıstan`daki Şavhal Kumuklar topluluğundandır, yani Dede Kokud Oğuznameleri`nde "Alaca Atlu Şavkalı Melik" diye adlandırılan Hazar/Kıpçak Hükümdarlarının boyundandır. Kuzey Kafkasya Türkleri`nin arasında Yırçı Kazak lakabıyla tanınmış ünlü şair modern Kumuk Edebiyatının mümesillerinden sayılır. Onun söylediği ya da yazdığı, veya ona mal edildiği şiirlere dayanan efsaneler Dağıstan`da günümüzde de yaygındır. Yırçı Kazak halk şiiri geleneğinin en usta temsilcilerindendir: aynı zamanda yazılı edebiyata da el atmıştır. Şiirlerinde Kafkas Dağları ile Hazar Denizi arasında sıkıştırılmış olan Kumuk Türkleri`nin Bağımsızlık Mücadelesini dile getirmesiyle, İnancıyla düşüncesi yolunda yaşamını feda eden bir destan niteliği kazandı. Şair hiç bir zaman Rusların bütün baskılarına, cezalarına rağmen yenilmedi, 1859`da Şeyh Şamil`in esir edilmesinden önce tutuklanıp, Sibirya`ya sürgün edildi, Rus hapisanelerinin azaplarini çekti. Elleri kelepçeli, butları zincirli` pehlivan, Sibirya sürgününde bile:

"Şerefsiz zincirlerle bağlıyım
Har adımım sanki bin adımdır
Niçin şikayet edeyim
Biz çelikteniz, kalbimız taştandır
Şikayet etmek bize yakışmaz
Yurdumuz kayalık dağlardır
Düşmana karşı dağlar gibi
Şikayetsiz duralım"

diye başkaldırdı.

Kafkasların Kartalı Şeyh Şamil Ruslara esir düştüğü zamanda bile mukaddes savaşın devam edilmesinden yana idi... ve bir gün mücadeleci şair, evinden ikinci defa gizlice alınarak (tutuklanarak) yok edildi. Uçsuz buçaksız bu topraklada ziyaret etmeye, dua okumaya mezarı bile yok. Ruslar bu tür idamlara "kim bildi" idamı diyorlar. Bilen yok, gören yok, suçlu yok sanki...

Yırçı Kazak`ın ölümüne ilgili bu şadece bir versiyon. Diğer versiyon da gerçeklere uzak değil. Buna göre, Şairi 1879`da Ruslar yine tutuklamişlar ve gizli olarak yine sürgüne göndermişler. Şair sürgünde hayli azap çekerek Hakk`a kavuşmuş. Bu versiyonu destekleyen deliller araştırmacıların ellerinde bulunmaktadır. Her nasıl olsa da anlaşılan şudur ki, Yırçı Kazak 50 yıllık Rus-Kafkas hesaplaşmasının kurbanıdır. Ve Kuzey Kafkasya Türkleri`nin milli mücadelerinin mukades bayrağıdır.

Yırçı Kazak`ın şiirleri ve acılarla dolu kısmeti çok araştırmacıların dikkatini ХlХ ve ХХ asırda çekmiş. Onların arasında G. Nemet`ı (Macaristan), G. Ramstedt (Finlanda), A. İnanı. A. Caferzadeyi (Türkiye), Bekir Çobanzadeyi (Kırım), V. D. Smirnovu (Rusya) görüyoruz. 19. asrın ortalarında Yırçı Kazak`ın şiirleri Türkiye`ye sızmış. Üstelik 1876 yılında İstanbul`da "Şeyh Şamil Destani" adlı Kitapta ilk kez neşredilmiş. Şairin şiirlerini ve hayatını incelemesinde Kumuklar`ın önde gelenleri Mehmet Osmanlı ile Abusufyan Akay`ın büyük emeği geçmiş. Mehmet Efendi, Rusya`nın Sent-Petersburg Üniversitesi`nin Türk Dilleri ve Edebiyatı Öğretim Üyesi, profesörü olarak 1883`te neşrettiği "Kumuk ve Nogay Metinleri" isimli kitabına Yırçı Kazak`ın eserlerini de almış. 20. yüzyılın başlarında bu hususta Abusufyan Akay çok çaba harcamış ve 1903`te Bahçesaray`da kitap neşretmiş.

Son 70 yıl içerisinde Yırçi Kazak`ın şiirleri sansürden geçilerek ve komünist rejimin taleplerine göre sadeleştirilerek ve müsait yorumlar yapılarak bir kaç defa kıtap halınde neşredilmiştir. Bu dönem içinde Yırçı Kazak ın hayatına ve eserlerine ilgili araştırmalar da yapıldı, romanlar, pıesler yazıldı, ama üzülerek ifade ediyorum, Kumuk Türkleri`nin son "sovyet" genç nesilleri milli şairini tanımadan, bilmeden yetişmektedirler. Evet bu bir gerçektir.

Tek umut, 20. yüzyılın sonunda yeni hayata uyanan Kumuk Türkleri`nin millet bilinçli yeni nesilleri mili şairine de sahib çıktılar. Demek ki` Yırçı Kazak kendisini yetiştiren Kumuk Türkleri`yle 21. yüzyılın kapılarını açıp, milletçe yürüyüşlerini devam ederler. Tanrı Türk`ü korusun!

Dr. Kamil Güner


 

Ashar-tav

Ashar-Tav, senden biyik tav bolmas,
Ana-Dol, senden ullu suv bolmas,
Arğumaq, senden ariv at bolmas,
Atollu, senden yahşı zat bolmas.

Ashar-Tavnu biyikligi ne bolsun,
Üstünden Palpan çırlap ötgen song.
Ana-Dolnu ulluluğu ne bolsun,
İçindeki şavşaq buzlar qatğan song.
Argumaqnı arivlüğü ne bolsun,
Yarışlarda alaşağa yolun qoyup yortğan song
Atolunu yahşılığı ne bolsun,
İçkilerde bol ayağın golğa alıp,
Ayrı tizden yügünüp
Tengsizine "Sen savluq" dep aytğan song.

Türkiye Türkçesünde:

Ashar-Dağ

Ashar-Dağ, senden yüce dağ olmaz.
Ana-Dol, senden büyük su olmaz.
Arğumak, senden güzel at olmaz.
Atolu, senden iyi zat olmaz.

Ashar-Dağ`ın yüceliği ne olsun,
Zirvesinden Palpan fırlap uçtuysa.
Ana-Dol`un büyüklüğü ne olsun,
İçindeki sular bile Katdıysa (Donluysa)
Arğumağ`ın güzelligi ne olsun,
Törenlerde ayrı dizden çöküp, büklenip,
Dengsizlere "sağ olun" diye altın sözün
Uçuzuna attıysa.

Kelimeler:

Ashar-Tav: Kumuk Türkleri`nin efsanelerinde, tarihlerinin Hazar dönemine ait yırlarda yoğun şekilde anılan bir kutsal dağın adı. Herhalde bu isim Kafkaslardaki bir Dağa ait, ancak ayni isimli dağ güney Türkistan`da bulunuyor. Asgar (=Asıgart) Türklerce "Tengri Dağı" nın en mukkades noktası sayılmıştır (Bkz. Zeki Velidi Togan. Bugünkü Türkdili ve yakın tarihi. İst. 1981.s.6). Karaçay-Balkar Türklerinde Kafkas dağları`nin en mukkades noktası ise Mingı-Tav, yani Edebi Tav`dır. "Türkistan Türk destanlarında daima "Asqar Tay. Asqar tavdan büyük Tav bar mu?, yahut "Asqar Asqar tav. Asqardan büyük tav bolmas. Başına balaban torğay çırlap uçup yete almas, Bavuna Közen qazıp ötealmas" söylenddiği gibi Anadolu Türklerinde de kaç asır önce Türkistan`dan ayrılmış olmasına rağmen bu "Asgar" dağını söylüyorlar: (Atıma bindim de gittim Aşgara. Çokgüzel sevdim de aydın aşkare) (Ayn, müellif. a. g.e.) Yırçı Kazak bir Türk şairi olarak eski ecdadlarının şiirsel geleneklerin seslerek onlar devam etmiş ve geliştirmiş görünüyor.

Ana-Dol: Kumuk Türklerinde Kıpçak çöllerinde akan büyük nehirin eski adı (Rusça: Don) Kumukların tarihi şuurunda efsaneleşmiş bir nehir. Yırçı Kazak şiirlerinde defalarca anıyor. Belli olduğu gibi Ten-Terek nehirler arası ve çağdaş Dağıstan`ın deniz yakası ovaları Milladi`nin ilk zamanlarından beri Hun/Hazar/Kumuk Türklerinde Atayurdu sayılıyor. Bu nedenle Kumuk destanlarında bu Topraklar "Ana El", "Ana-Vatan" diye adlandırılmaktalar, nehirler ise "Ana-Dol", "Ana-Terik" diye anılmaktadırlar.

Arğumağ: Kumuk folklorunda savaş atın ismi.

Atollu: Asılzade, soylu, Milletinin büyük evladı (Y. Kazak bu şiirin herhalde Kumukistan Ruslar tarafından işgal altına düştükden sonra yazmış olabilir. Şair Kumukların büyükleri, yani asılzadeleri (Şavhalları, Devletbaşkanları) Rusların hakimiyeti altında başlarını eğmiş olduğunu kabul etmemiş ve gizlice olsa da onları eleştirmekte, "Ebu-Müslim Han Şavhal`, \'Şeyh Şamilin yırı", "Hasay-Bek" başlıklı şiirlerinden yazdığı bir şiirsel mektubunda acılarla sevdiği Ana-Vatanı Kumukistan`ı için özdenlerinin (özgürleri) köleleştirdiği ülke" tabirini kullanmaktan geçemiyor.

 

Tamaşa, zamanlar türlengen, efendi

(Mahammat, Efendi Osmanlığa Kağız)

Bismilla, kömek et, ay Soltan Karim,
Sazğa söz gelişsin, tüzelsin yırım,
Aldın çı bar edi yırğa hünerim
Tıngla çı, qarayıq, Mahammat efendi.

Abdulğa kağız yazdın, yır bulan bir kerre,
Anı cavabın Qazaq, muna, endi bere,
Abdurrahmannı, Abdulnu tilevüne göre
Bu sözleni yazıp, Mahammat efendi.

Çaqda bir cavabıng yetişe telden,
Yüreğing küsmeymi şo uzaq Elden?
Qardaşdan, sırdaşdan, taza gönülden,
Mungayıp zar salam, Mahammat efendi.

Sen, gene, gelsin dep yalbara Haqğa,
Tınglaşıp qara çı zamanğa çaqğa.
Paşmanlar, küyü yoq sen üyde yoqğa,
Angla bu sözleni, Mahammat efendi.

Tenglilerin tergey o yan bu yandan,
Hürmeting, aburung artıq bir-handan,
Ahmatdan, Aqamdan, şo Açaqandan,
Sağa köp salam, Mahammat efendi.

Sırdaşıng mungayıp tura uzaqdan,
Gelsin dep yalbara Rabbin Razaqdan,
Bu yırhı yazağan misgin Qazaqdan,
Eşit, bek salamlar, Mahammat efendi.

Salam dan song Qazaq muradın yaza,
Avruvdan-sırqavdan bolmaqsan taza,
Har zaman, har çaqda hatasız, haza,
Qazaqnı tileği Mahammat efendi.

Yıraqsan, ne payda, görmeybiz yüzüng,
Eşitmeybiz söyleseng yazıvdan sözüng
Bizim haldan-günden sorasang özün
Sav-salamat turabız, Mahammat efendi.

Boljalğa gelesen, qalasan az günler
Getseng, gene tuman eşile yeller.
Tuvğan yering boldu şo uzaq eller,
Tileybiz, qayt, Mahammat efendi.

Görünüp getesen günleni saymay,
Aziz aşnalanı esinden taymay,
Süyümlü sözlering unutma qoymay,
Canlağa sinğensen, Mahammat efendi.

Sen de bir faimsen, tıngla atağa,
Ana gönlün oyla, tüşme hatağa,
İnsanğa ölüm bar, belgili sağa,
Tileybiz-gel, qayt, Mahammat efendi.

Devletin-malın harclıqğa taman,
Sen de qalmassan dünyada haman.
Bulanı oylama bolmaymı zaman,
Tileybiz-gel, qayt, Mahammat efendi.

Ne etseng yeter Atang-anang hağı,
Bu dünya fanadır, ahırat-baqı.
Atangnı qulağın çaynay ne çaqı,
Anang seni uçun, Mahammat efendi.

Atang altmış türlü maslahat bere,
Anang sabur etmey, atangdan göre
Aytğannı eşitmey, tınglamay sıra
Haman da özün on göre Efendi.

Sağa güçü yetmey, oğar yabuşa,
Azmı uvaq laqırt, günde habuşa,
Senden kağız gelse, ahlüng çabuşa.
Qaytacaq habarıng izley, Efendi.

Umarnı sözleri barı da haqdır,
Pitat gümüş çaqı hatası yoqdur,
Oylasang-sağa da zamandır, çaqdır
Qaytıp öz vatanın tapmaq, Efendi.

Biz bacılerin yüregibiz yana,
Seni görmeğenli bek köp zamana
Gün uzaq, ay batmay, tügenmey sana,
Qaytsana, ay amalı, etmey bahana.

Biz munda bozarıp, sen onda qalıp,
Qoldan bir iş gelmey yürekler salıp,
Naqışlağa yazdırıp suratıng alıp,
Yiber, tileybiz, Mahammat efendi.

Naqışlağa yiber, yazsın suratıng,
O, bu dep qoyma, etme adatıng
Anang, bacilering, şo amanatıng,
İzley, bek sağına Mahammat efendi.

...Elden sorasang-eteler savda,
Yürekleri san-min yüz türlü havda,
Tükende, bazarda, bahçada, bavda,
Dünyalıq qazana, toymayıar, Efendi.

Aqşam geçe qaytıp üylerinde yata,
Ant etip, saqatnı-tüğül dep sata.
Beş şayı payda uçun atasın aldata,
Birin de tüzlük yoq, tergeseng, Efendi.

Sen köp de qolaysan eşitmey, görmey,
Bizim bu Kumuknu habarın bilmey,
Qalır yimik göreler dünyada ölmey,
Umutları ullu, qarasang, Efendi.

Bir-birine yaman hıyalda, qastda,
İllahi tüz tügül qardaş da dost da
Dosung da haram, qarasang asta-asta,
Tamaşa, zamanlar türlenğen, Efendi.

Bizde bir tabun bar bir birinden usta
Oçarda olturup, qatınlarday yasda
Yüz habar çığara yoq yerden esde
Tuffu! Yah, namus tas bolğan, Efendi.

Aytdı-quytdu söylemek bu tabunnu işi,
Tanglarmı şu yolnu namusu bar gişi
Hasap-bazarda tüken-oçarda haliği gelişi,
Ahırların Allah tüz etsin Efendi.


 

KELİMELER VE BAZI DEYİMLER
 

Tilevüne göre - dileğine göre

Mungayıp -hüzünlenerek susmak

Salam - selam

Tenglileri - yaşıtları

Abur - şöhret ün

Song - sonra

Turabız - duruyoruz

Qalasan - kalıyorsun

Tuvğan Yerin- doğduğun yer

Tileybiz - diliyoruz

Qayt - dön geri

Es - hafiza

Oylamak - Düşünmek

Fana - fena

Ne çaqı - ne kadar

Ongörmek - doğru- dürüst saymak

Tınglamaq-dinlemek

Tap-mağ - bulmak

Sana - sene yıl

Munda - burada

Bozarmak - özlem içinde beklemek, dört gözle beklemek

Yibermek - göndermek, yollamak

Amanat - emanet (metinde "karısı", "nişanlısı", "sevgilisi" anlamında)

İzlemek - aramak

Sağınmaq - özlemek, görme istemek

Hav - av

Tergemek - yoklamak, gözden geçirmek

Yimik - gibi

Qaramaq - bakmak

Asta-asta -yavaş yavaş

Türlenmek - değişmek

Oçar - Kumuk Türklerinde erkeklerin hergünlük sokak toplantısı (köyde, mahallede)

Aytdı-quytdu - dedikodu, söylentiler

Tanglamaq - seçmek, tercih etmek.


«Yesevi Dergisi». Sayı 24. Aralık 1995. S.38-40.

Размещено: 30.11.2011 | Просмотров: 5103 | Комментарии: 0

Комментарии на facebook

 

Комментарии

Пока комментариев нет.

Для комментирования на сайте следует авторизоваться.